DOLAR 7,6058
EURO 8,9751
ALTIN 472,51
BIST 9,7909
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

İşlenmiş yiyecekler insan yüzünü evrime sokuyor

İşlenmiş yiyecekler insan yüzünü evrime sokuyor
22.12.2019
31
A+
A-

Uluslararası bir arkeoloji ekibi, 100.000 yıllık insan yüzünün evrimini uzun süre özveriyle inceledi.

Maymunlar ve ilk insanlar son derece belirgin bir kaş yapısına, büyük dişlere ve geniş yüzlere sahiptir. İnsanoğlu yemek pişirmeyi öğrendikçe ve yeni yiyecekler keşfettikçe yüz hatları darlaşmaya başladı, bu da artık daha az güçlü dişlere ve çenelere ihtiyacımız olduğu anlamına geliyordu

 York ve Hull üniversitelerinden bazı araştırmacılar, Afrika’da ortaya çıkan ilk insanlardan modern yüzlerimize kadar yüzün evrimi sırasında yaşanan tüm değişikliklerin izini sürdüler.

 York Üniversitesi’nde anatomi profesörü olan Paul O’Higgins konuyla ilgili, “Daha yumuşak, modern besinler ve sanayileşmiş toplumlar, insan yüzünün boyutunun küçülmeye devam edeceğini açık bir şekilde ortaya koyuyor. İnsan yüzünün daha ne kadar evrim geçirebileceği konusunda ise elbette birtakım sınırlar var, örneğin nefes almak için her daim yeterince büyük bir burun boşluğu gerekecek, dolayısıyla daralan yüz hatlarımıza nazaran ileride burun deliklerimizin küçülmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak, bu sınırlar dahilinde insan yüzünün evrimi, türlerimiz hayatta kaldıkça, göç ettikçe ve elbette yeni çevresel, sosyal ve kültürel koşullarla karşılaştıkça devam edecek gibi görünüyor” açıklamalarında bulundu.

Bilim adamları, insan yüzünün tüm bu değişimleri sonucu oluşan yeni kaş yapısının gündelik hayatta sosyal ve etkileyici bireyler yarattığını belirtiyor.

 İnsanlar artık, birbirlerini tanımaktan sempati duymaya kadar ince duyguları ifade etmek için daha geniş bir hareket kabiliyetine sahip pürüzsüz alınlara sahipler.

 Ayrıca bilim adamları daha belirgin ve kalın kaşların, karmaşık toplumlarda yaşayan insanların sosyal gelişimi için çok önemli olduğunu söylüyor.

 Avcı toplayıcılıktan çiftçiliğe geçiş yaptıktan sonra ekmek gibi temel gıdaları elde etmek için üretilen mısır ve buğday, insan yüzünü büyük ölçüde daralttı.

 Bilim adamlarınca bahsedilen bu teori, “Nature Ecology and Evolution” dergisinde yayımlandı.

 Prof O’Higgins konu hakkındaki yorumuna şu sözleri ekledi: “Diyet, solunum fizyolojisi ve iklim gibi diğer faktörlerin modern insan yüzünün şekline ne ölçüde katkıda bulunduğunu biliyoruz, ancak insan yüzü evrimini yalnızca bu faktörler açısından yorumlamak durumu çok basit kılacaktır. Artık yüzlerimizi, yüz kaslarımızın kasılması veya gevşetilmesi yoluyla yirmiden fazla farklı duygu kategorisine işaret etmek için kullanabiliriz. Atalarımız olan ilk insanların yüzlerinin genel şekli ile günümüzdeki bizler ile aynı yüz becerisine sahip olmaları ve yüz kaslarının konumlarının farklı olması muhtemel değildir.”

Posta.com.tr