DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Çok Bulutlu

Anne karnında başlayan hastalık: Hidrosefali

Anne karnında başlayan hastalık: Hidrosefali
08.03.2021
21
A+
A-

Doğum öncesi anne karnında başlayan ve orta hat anomalileri ile olabilen hidrosefali hastalığı, kafa kemikleri henüz kapanmadığı için baş çevresinin büyümesine neden olabiliyor. Hidrosefali hastalığının belirtileri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgiler aktaran Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, tedavide esas prensibin, olayı başlatan nedeni durdurmak ve yüksek basıncı düşürmek için tıbbi ya da cerrahi uygulamalardan mutlaka yararlanılması olduğunu belirtti.

“DOĞUMSAL VE EDİNSEL OLARAK GELİŞEBİLİR”

Hidrosefali hastalığının doğumsal ve edinsel olarak gelişebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, “Beyin dokusu içindeki özel yapılardan üretilip beyin dokusunu çevreleyen yapılardan emilerek toplardamar sistemine aktarılan beyin-omurilik sıvısının hacim ve basınç olarak artışını belirten bir tıbbi terimdir. Doğumsal ve edinsel olarak gelişebilir. Tıkayıcı ve ilişkili diye adlandırılan iki ana tipi vardır” dedi.

Dr. Güner, Hidrosefali hastalığının muayenesinin basınç ve hacim artışı ile üç şekilde gelişebildiğini ifade ederek, “Yapımı arttıran değişiklik (Koroid pleksus papillomu gibi), beyin- omurilik sıvısı dolanım yollarında olan engel doğumsal ve edinsel olabilir. Geçirilen enfeksiyon veya tümöral gelişim ile sıvı akışının engellenmesi söz konusudur. Beyin- omurilik sıvısının emilimini engelleyen durum, yani geçirilmiş Merkez Sinir Sistemi enfeksiyonu ya da Subaraknoid kanamaya neden olacak damarsal bozukluk söz konusudur” diye konuştu.

“BAŞ ÇEVRESİNİN BÜYÜMESİNE NEDEN OLABİLİR”

Doğum öncesi anne karnında başlayan ve orta hat gelişim anomalileri ile birlikte olabilen hidrosefali hastalığının, kafa kemikleri henüz kapanmadığı için baş çevresinin büyümesine neden olabileceğini belirten Dr. Alev Güner, “Bu durum gebelik takibi sırasında Ultrason ile kolaylıkla tespit edilir. Doğum sonrasında kafa kemikleri tam birleşmeden önce geçirilen enfeksiyon, kanama ya da beyin- omurilik sıvısı dolanım yollarına baskı yapan tümöral gelişmeler hidrosefaliye neden olarak başın büyümesine yol açabilir” diyerek hastalığın gözlem ya da baş çevresi ölçümü ile tespit edilebileceğini söyledi.

“BAŞ VE AĞRISI VE KUSMAYA DİKKAT”

Çocuklarda gözle görülebilen diğer değişikliklerin, gözlerin içe kayması ya da devamlı aşağıya doğru bakışın ‘batan güneş görünümü’ olarak adlandırıldığını ve kolayca fark edildiğini aktaran Güner, “Baş ağrısı nedeniyle konuşma öncesi dönemde çocuklar devamlı ellerini başlarına doğru götürürler. Bu süreçte kusma olabilir. Bu kusmalar genelde sık ve fışkırır tarzda olup beslenme ile doğrudan ilişkili değildir. Bu durumlarda ultrason ile beyin boşluklarının genişliği kolayca saptanabilir. Kafa kemikleri kapandıktan sonra kafa içi basınç artışı baş çevresi büyümesine yol açmayacağı için baş ağrısı, kusma ve gözlerdeki kayma daha belirgindir. Beyin omurilik sıvısı basıncının artması, beyin dokusunun gelişimini engelleyerek çeşitli değişikliklere neden olur” dedi.

“İLAÇLAR SINIRLI DURUMLARDA YARARLI OLABİLİR”

Beyin-Omurilik Sıvısı akışını engelleyen darlıkların anatomik boşlukların olduğu yapılar ile ilgili olduğunu söyleyen Dr. Alev Güner, “Erişkinlik döneminde ise nedenler hemen hemen aynıdır. Beyin-Omurilik Sıvısı akışını engelleyen darlıklar anatomik boşlukların olduğu yapılar ile ilgilidir. Tanı yöntemi bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemedir. Tedavide esas prensip ise olayı başlatan nedeni durdurmak ve yüksek basıncı düşürmek için tıbbi ya da cerrahi uygulamalardan yararlanmaktır. Beyin-Omurilik sıvı yapımını azaltan ilaçlar sınırlı durumlarda yararlı olabilir. Cerrahi tedavide, yapımı ve basıncı artan sıvıyı vücudun başka bir bölümüne aktaracak bir ileti sistem (Shunt uygulaması) ile sağlamak ya da yüksek basınçlı sıvıyı, anatomik yolları cerrahi olarak birleştirerek beyinin basıncı düşük olan iletim sistemine bağlamak ana prensiptir” diyerek sözlerine son verdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.